BERN
2/6/2008 · Kategori: SEYAHAT

Kantonlardan oluşan İsviçre'nin 1834 yılından beri başkenti olan Bern; tarihi, kültürü, manzarası ve neşeli insanlarıyla hem Alpler'in kuzeyinde yer alan en saygın şehir hem de karbeyaz tatillerin vazgeçilmez merkezi.

Uzun yıllar önce dönemin hükümdarı, Aare yarımadasında ava çıktığı sırada beklenmedik büyüklükte bir ayıyı öldürünce, bu yarımadaya Bern (ayı) adı verilmiş. Meşe ormanından oluşan yarımadanın üzerine 1191 yılında bir şehir kurulumaya başlandı. Dönem dönem restore edilen ahşap evler, zamanla yerini ortaçağ binalarına bıraktı. Ortaçağ'da Alp dağlarının kuzeyinde yer alan en büyük şehir - devlet olarak itibar görmesiyle, bugün Avrupa'nın en saygın kentlerinin başında geliyor.
Yarımadadan ayrılıp Alp dağlarının ters yönünde ilerlediğinizde, şehir dışına varmadan, karşınıza rengarenk botanik bahçeleri çıkıyor. Tam 200 gül çeşidinin yanı sıra İsviçre'nin Alp bitkilerinden Asya'ya ve Kuzey Amerika'ya özgü toplam 6000 özel bitki çeşidi burada bir araya getirilmiş. Hatta 'Palmenhaus'ta (palmiye evinde) muz, ananas ve kahve gibi beklenmedik bitki ve meyvelerle de karşılaşabiliyorsunuz. Eski şehir manzarasını karşınıza alıp okuma bahçesinde kendinize rahat bir yer bularak dinlenebilirsiniz.

Saat kulesinin şöhreti
Merkezi fayton duraklarından biri olan ve 'Zaman çanı' olarak bilinen 'Zytglogge' (çanlı saat kulesi), 12'nci ve 13'üncü yüzyıllarda savunma amacıyla şehrin batıdaki ilk savunma kapısını oluşturmuş. Bugün Bern'in en önemli tarihi değerlerinin başında gelen Zytglogge, 1530 yılından kalma astronomik takvimi sayesinde saat görevini hatasız yerine getiriyor.

Dünya kayak kültürünün merkezi olan İsviçre'de 'Yukarı Bern' diye ünlenen Alpler'in kuzey etekleri, hem kayak turizmini, hem de manzara turizmini herkese doya doya yaşatıyor. Kayak öğrenmek için buraya gelen aileler, bu doyumsuz manzara karşısında genellikle tatilini uzatmakta çok haklı. En büyük zorluk ise akşam olmadan, çocukların bu bembeyaz manzarayla isteksizce vedalaşmaları
ALANYA: Binlerce yillik bir tarihi geçmise sahip olan Alanya, Antalya'nin en büyük ilçesidir. Bu tarihi zenginlige, kentin canli ve civil civil havasi da eklenince, ülkemizin en çok gezilen turistik merkezlerinden birisi ortaya çikmaktadir. Alanya'da Kizil Kule, Büyük Tersane, Alanya Kalesi, Alanya Müzesi ve Damlatas Magarasi gezilebilecek yerler arasinda yer almaktadir. Antalya ile ayni iklim özelliklerine sahip olan kent, yilin 8 ayi canli bir sekilde misafirlerini agirlamaya hazirdir. Gelismis kent yapisi ile tüm turizm donanimina sahip olan Alanya, restoranlari, gece kulüpleri, barlari ve çesitli büyüklükte otelleri ile, her sene turistleri memnun etmektedir.
KEMER: Antalya'nin diger ucunda, Toroslarin eteklerine kurulmus, sirin bir tatil belgesi olan Kemer de, Antalya'nin gelismis tatil beldelerinden birisidir. Bu ilçede bulunan irili ufakli oteller ve tatil köylerinde yapilacak bir tatil sirasinda, tarihi ve kültürel yerler de gezilebilir. Bunlarin arasinda Olympos, Chimaera, Phaselis, Adrasan Koyu, Beldibi Magarasi, Yörük ve Ayisigi Parki bulunur. Kemer'de ayrica Jeep safari turlarina çikilabilir, rafting yapilabilir, deniz gezileri için günlük tekne turlarina çikilabilir. Ayrica yerel yemeklerden keçi eti ile yapilanlar tadilabilir ve özellikle de yogurt mutlaka denenmelidir.